ANASAYFA
Matris OSGB
Analiz 212
Erdoğan Yemek ( Co Marketing )
HUKUK
Sağlık Hizmetleri
Eğitim ve Sertifikasyon Hizmetleri
İnsan Kaynakları ve Yönetimi
Çevre Mühendisliği
İletişim
GrupSS.com
İŞE DAİR HER ŞEY
Resim Galerisi
Çevre Mühendisliği

   Artan nüfus popülasyonuna ve gelişen endüstriye paralel olarak, doğaya ve çevreye verilen kirliliğin boyutu her geçen gün hızla artmaktadır. Günümüzde çevre kirliliği etkilerinin artması ve bu etkilerin doğrudan insan sağlığı üzerinde yarattığı olumsuz sonuçlar nedeni ile çevre kirliliği önlenmesi ve bu yönde yapılması gereken çalışmalara verilen önem artmıştır.

   Alanında uzman kadrosuyla çevre izin ve lisansları,atık yönetimi ve atıksu arıtma sistemleri taahhüt, danışmanlık ve tesis işletmeciliği hizmeti vererek, çevreye olan zararı en aza indirgemenin bizim de sorumluluğumuzda olduğunun bilincindeyiz ve uyguladığımız çözümlerle bu yolda emin adımlarla ilerlemekteyiz.

   Bugünden sonra da ilkelerimizden taviz vermeden kaliteli, dürüst ve kendini yenileyen iş anlayışımızla sizlere hizmet etmeye devam edeceğiz…

ÇED Nedir?

       Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED), belirli bir proje veya gelişmenin,çevre üzerindeki önemli etkilerinin belirlendiği bir süreçtir. Bu süreç, kendi başına bir karar verme süreci değildir;  karar verme süreci ile birlikte gelişen ve onu destekleyen bir süreçtir. Yeni proje ve gelişmelerin çevreye olabilecek sürekli veya geçici potansiyel etkilerinin sosyal sonuçlarını ve alternatif çözümlerini de içine alacak şekilde analizi ve değerlendirilmesidir.

      ÇED'in amacı; ekonomik ve sosyal gelişmeye engel olmaksızın, çevre değerlerini ekonomik politikalar karşısında korumak, planlanan bir faaliyetin yol açabileceği bütün olumsuz çevresel etkilerin önceden tespit edilip, gerekli tedbirlerin alınmasını sağlamaktır.

     ÇED’in temel görevi, projelerle ve gelişmelerle ilgili karar vericilerin daha bütünsel, yani karara etkiyecek birden fazla faktörü göz önüne alır bir şekilde daha sağlıklı karar vermelerini sağlamak için, onlara projelerden kaynaklanabilecek çevresel etkileri net bir şekilde göstermektir.

     ÇED,  projelerle ilgili bütün ilgili tarafların bir araya geldiği ve görüş, kaygı ve önerilerini ortaya koyabildikleri  demokratik ve şeffaf bir süreçtir. İlgili taraflar  bu süreç içerisinde ortaya koydukları teknik bilgi ve görüşlerle projenin en optimal şekilde gelişimine katkı sağlarlar.

      İyi işleyen bir ÇED sürecinin şeffaf tabiatı sayesinde, halka/diğer ilgili taraflara danışarak ve olabildiğince gerçekleştirilmesi istenen projeye ilişkin ve geniş çapta bilgi toplayarak, projenin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek olası problemler, henüz projenin  tasarım aşamasında çözülebilir veya hafifletilebilir. Bu yolla (bazen öngörülen) problemlerin pek çoğu, fiili uygulama başlamadan çözülmeye çalışılır ve böylelikle maliyetli zaman kaybı önlenmiş olur.

    Önerilen projeye getirilen çeşitli alternatiflerin ÇED çalışması kapsamında incelenmesi, çevresel faydaları arttırırken, proje sahibinin maliyetlerini azaltabilecek başka seçenekler de sunabilir. Halkın katılım süreci sayesinde, ilgili taraflar, proje sahibi ve kamu kurum kuruluşları  arasında güven duygusu oluşturur ve katılımcı tabiatı sayesinde de ÇED süreci, o ülkenin genel demokratik sürecine katkıda bulunur.

Faydalarını kısaca özetlemek gerekirse:

     Tasarım aşamasında ortaya çıkabilecek olumsuz durumları önceden görerek “etkisiz hale getirmesi için gerekli tedbirleri ortaya koyması, olumsuz etkilerin minimize edilmesini sağlaması”Proje sahibi için maliyet-azaltıcı seçenekler sunması, Karar verme sürecine yönelik daha güvenilir, bütünsel ve işbirlikçi bir yaklaşım , demokrasiye katkı. 

Sonuç olarak;

     1969 yılında ABD’de yürürlüğe giren Ulusal Çevre Politikası Kanunu (National Environmental Policy Act) kapsamında dünya ile tanışan ve gerek ABD, gerek AB ülkeleri, gerekse diğer dünya ülkelerinde  halen en etkin çevre yönetim aracı olarak yerini alan ve gün geçtikçe de bu yeri sağlamlaştıran ÇED, ülkemizde  7 Şubat 1993 tarihinden bu yana uygulanmaktadır.Türkiye’de sağlam bir çevre yönetimi oluşturmanın esas temelini ÇED sürecinin yasal, kurumsal ve teknik altyapı açısından güçlendirilmesi teşkil etmektedir.

ÇED'in Ana İlkeleri

  • Planlama süreciyle bütünleştirme

     Çevresel değerlendirme süreci, çevresel konuların dikkate alınmasını sağlamak için, planlama süreciyle bütünleştirilmelidir. İdeal bir durumda, değerlendirme projenin hazırlık süreciyle bütünleştirilir. Bu aynı zamanda değişik kısımlardan sorumlu ekiplerin veya kişilerin birbirlerinin çalışmalarına etkin şekilde katılmaları veya projeyi hazırlayanlarla değerlendirmeyi yürütenler arasında daha yakın temas ve bilgi alışverişi sağlamak anlamına gelir.

  • Mümkün olan en erken aşamada diyalog

     Çevresel değerlendirme karar verme sürecinin mümkün olan en erken aşamasında uygulanmalıdır.  Sürecin doğru şekilde çalışması açısından, değerlendirme verilerinin projenin hazırlanması sırasında elde olacağı şekilde bir zamanlama gereklidir. ÇED’in  projeye ilişkin kritik kararlar verildikten sonra başlatılması, proje tasarımını, resmi olarak kabul edilmiş olmasa bile, değiştirilmesi zor bir hale getirmektedir.

  • Sorumluluk

     Proje sahibi, proje hedefleri gerçekleştirilirken etkileri indirgemek açısından en iyi konumda bulunduğu için, ÇED Raporunu hazırlamakla sorumludur.  Proje sahibi, çevresel hedeflerin gerçekleştirilmesinden sorumlu olan çevre makamlarıyla işbirliği yapmalıdır.

Karar verme 

     ÇED Raporu karar vericilere, proje teklifiyle birlikte sunulmalıdır. Yetkili makam, karar verilirken raporu da göz önünde bulundurmalıdır. Yetkili makam, teklif edilen bir plana ilişkin karar verdiği zaman,çevresel etki değerlendirme raporuna açık şekilde atıf yapmalıdır. Siyasi irade ve bilginin doğru kullanımı etkili bir ÇED süreci için gereklidir. Aksi taktirde, değerlendirme süreci ve çevresel değerlendirme ile proje hazırlığı arasındaki bağlantı tüm ilgili tarafların açık, geniş ve şeffaf katılımıyla çok başarılı şekilde yürütülse bile, karar verme üzerindeki etkiler zayıf olabilir.  Bu durumda geleneksel ve ekonomik tercihler ön plana çıkabilir ve değerlendirmedeki önerilerin önüne geçebilir. 

Çevresel değerlendirmeyi başlatma ve kullanma konusundaki siyasi iradenin artırılması için şu araçlar kullanılabilir:

*Politikacıların ve kamuoyunun yeterli bilince sahip olmaları;

*Çevresel konular üzerine eğitim,Karar vericilerin üzerinde baskı oluşturmak üzere, karar verme sürecinde şeffaflık.

*Danışma ve katılım

     Projelerin çevresel değerlendirmeleri sürecinde ilgili tarafların geniş katılımı önem arzetmektedir. Halk da çevresel değerlendirme sürecine katılmalıdır.  İlgili ve etkilenen gruplar projelerin çevresel değerlendirme sürecindeki adımlardan ve mevcut katılım fırsatlarından haberdar olmalıdır.  Çevresel değerlendirme sürecinin sonuçları bu grupların anlayabileceği şekilde kendilerine iletilmelidir.

  • Esneklik

     ÇED süreci danışma ve katılımdan sağlanan girdilere uygun şekilde cevap verebilmelidir. ÇED prosedürü bu nedenle esnek olmalıdır. Danışma ve halk katılımından elde edilecek muhtemel sonuçların tahmin edilmesi Erken bir aşamada ve sıkça ilgili gruplar ve kurumlarla iletişim kurulması, sinyallerinin alınması ve ÇED sürecinin net bir şekilde açıklanması;Beklenmedik sonuçlara cevap verebilmek için danışmanlarla kısa dönemli veya çerçeve sözleşmeler yapılması

  • Demokrasi

     Çevresel değerlendirmenin, bir ülkede projelere ilişkin karar verme sürecindeki demokrasi düzeyini yükseltebileceği görülmektedir: çevresel değerlendirmenin, değişik politika alanları ile devletin değişik düzeyleri ve halk katılımı arasında temin edeceği tutarlılık nihai olarak bu iyileşmeyi sağlayabilir.

 ÇED Raporu ve Süreci

     Gerçekleştirmeyi planladıkları faaliyetleri sonucu, çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmelerin çevreye yapabileceği tüm olumsuz etkileri göz önünde bulundurularak, çevre kirlenmesine sebep olabilecek artık ve atıkların ne şekilde zararsız hale getirileceğini ve bu hususta alınacak tedbirleri belirten rapordur.

     ÇED Yönetmeliğine göre, ÇED Raporuna tabi kurum, kuruluş ve işletmeler özelliklerine göre iki gruba ayrılmıştır. Birinci grupta yönetmeliğin EK-1 listesinde yer alan veya Bakanlıkça "ÇED Gerekli"dir kararı verilen bir proje için özel bir formata göre hazırlanacak ÇED Raporu yer alır.  

     İkinci grupta ise, yönetmeliğin EK-2 listesinde yer alan projelere ÇED uygulanmasının gerekli olup olmadığının belirlenmesi amacıyla, proje sahibi, bir dilekçe ekinde Ek-IV’ e göre hazırlayacağı üç adet Proje tanıtım dosyası ve eklerinde yer alan bilgi belgelerin doğru olduğunu belirtir taahhüt yazısını ve imza sirkülerini Bakanlığa sunar. Bakanlık, proje için hazırlanan proje tanıtım dosyasını Ek-IV de yer alan kriterler çerçevesinde toplam yirmibeş işgünü içinde inceler. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerde eksikliklerin bulunması halinde bunların tamamlanmasını proje sahibinden ister. Bu süreç sonucunda ÇED Gerekli" veya "ÇED Gerekli Değildir" kararı verilir.  ÇED gerekli değildir kararı alınan faaliyetler için 5 iş günü askıda ilan ve halkın bilgilendirilmesi yapılır ve 5 yıl içinde yatırıma başlanmalıdır.

     ÇED Raporu hazırlanması gerektiren faaliyetler için; Bakanlık, planlanan faaliyetin belirtilen yerde gerçekleştirilmesinin Mevzuat açısından uygun olup olmadığına, ilgili kamu kurum ve kuruluşlar nezdinde yapacağı araştırma sonucunda karar verir. EK-1 listesinde yer alan faaliyetler için proje tanıtım dosyasının uygunluğu, halkın katılımıyla oluşturulan özel format yatırımcıya verilir ve bunun sonucunda hazırlanan ÇED Raporu Bakanlığa sunulur. EK-2 listesinde yer alan faaliyetler için ÇED gerekli kararı verilmişse, ÇED prosedürü uygulanır.

      ÇED gerektiren faaliyetler için hazırlanan proje tanıtım dosyası Bakanlığa sunulur. Bakanlıkça uygunluk yönünden incelenir ve inceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) kurulur. IDK Genel Değerlendirme Toplantısı ilgili kurum ve kuruluş temsilcileri Bakanlık yetkileri ile proje sahibi ve/veya temsilcilerinden oluşur. Komisyonun Kapsam belirleme toplantısından önce, halkı yatırım hakkında bilgilendirmek, projeye ilişkin görüş ve önerilerini almak üzere proje sahibi tarafından projenin gerçekleştirileceği yerde Bakanlık ile mutabakat sağlanarak belirlenen tarihte, halkın katılımı toplantısı düzenlenir. Çevresel Etki Değerlendirmesi sürecinden önce proje sahibi tarafından, halkı bilgilendirmek amacıyla anket, seminer vb. çalışmalar yapılabilir. Komisyon çalışmalarından önce halkın katılımı sağlanmış olur.  Komisyon tarafından projeye ilişkin olarak hazırlanacak olan ÇED Raporunun formatı belirlenir. Halkın Katılımı Toplantısındaki görüş ve öneriler de dikkate alınarak özel format ile Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu hazırlayacak çalışma grubu belirlenir. Halkın Katılımı, Bilgilenme, Kapsam Belirleme ve Özel Format verme işlemleri, 12 iş günü içerisinde tamamlanır.

     Özel formata uygun olduğu tespit edilen Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu,  proje sahibi tarafından yeterli sayıda çoğaltılarak Bakanlığa sunulur. Bakanlık, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu incelemek ve değerlendirmek üzere yapılacak  toplantının tarihini ve yerini belirten bir yazı ekinde raporu komisyon üyelerine gönderir.

     Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu incelemek isteyenler, Bakanlık merkezinde veya İl Çevre ve Orman Müdürlüğünde duyuru tarihinden itibaren raporu inceleyerek proje hakkında Bakanlığa veya Valiliğe görüş bildirebilirler. Valiliğe bildirilen görüşler Bakanlığa iletilir. Bu görüşler komisyon tarafından dikkate alınır. İnceleme, değerlendirme sürecinin tamamlanmasından sonra bildirilen görüşler dikkate alınmaz.

     Komisyon Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporunu,  ilk inceleme değerlendirme toplantısından  sonraki on işgünü içinde inceler ve değerlendirir. Komisyonun değerlendirmeleri, üyeler tarafından imzalanmış bir tutanakla saptanır.

     Nihai ÇED Raporu ile diğer belgelerin Bakanlığa sunulmasını takiben,İnceleme Değerlendirme Komisyonu'nun Rapor hakkındaki kararını esas alarak, Bakanlık "ÇED Olumlu Karan" ya da "ÇED Olumsuz Karan" verir. 5  iş günü askıda ilan edilir ve 5 yıl içerisinde yatırıma başlanmalıdır


Çevre İzni ve Lisans

  • Emisyon İzni
  • Gürültü İzni
  • Atık Su Deşarjı İzni
  • Tehlikeli Madde Atık Su
  • Deşarjı İzni
  • Derin Deniz Deşarjı İzni
  • Geri Kazanım Lisansı
  • Bertaraf Lisansı
  • Ara Depolama Lisansı
  • İşletme Lisansı

    İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı

        İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik (10/8/2005 Tarih No : 25902) kapsamında yetkili idareler tarafından işyerinin açılıp faaliyet göstermesi için verilen izindir.

        İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Belediye sınırları içerisinde Belediyeler tarafından, belediye sınırları dışında ise İl Özel İdareler tarafından verilir.

        Gayri Sıhhi Müessese Nedir? Gayrisıhhî Müessese (Sıhhi Olmayan İşletme)  faaliyeti sırasında çevresinde bulunanlara biyolojik, kimyasal, fiziksel, ruhsal ve sosyal yönden az veya çok zarar veren veya vermesi muhtemel olan ya da doğal kaynakların kirlenmesine sebep olabilecek müesseselerdir.

    1.      Meskenlerden mutlaka uzak bulundurulmaları gereken işyerleridir.
    2. Meskenlerden mutlaka uzaklaştırılması gerekmemekle beraber izin verilmeden önce civarında ikamet edenlerin sıhhat ve istirahatleri üzerine gerek tesisatları ve gerekse vaziyetleri itibarıyla bir zarar vermeyeceğine kanaat oluşması için inceleme yapılması gereken işyerleridir
    3. Meskenlerin yanında açılabilmekle beraber yalnız sıhhî nezarete tabi tutulması gereken işyerleridir

    Gayrisıhhi Müesseseler şu ana başlıklar altında toplanmaktadır;

    1. Enerji Sanayi.
    2. Metalurji Ve Makine Sanayi.
    3. Maden Sanayi.
    4. Kimya Sanayi.
    5. Gıda Maddeleri, İçkiler, Yemler Ve Tarımsal Ürünler Sanayi.
    6. Petrokimya Sanayi.
    7. Atık Maddelerin Değerlendirilmesi Ve Bertaraf Edilmesi İle İlgili Sanayi.
    8. Tekstil Sanayi.
    9. Diğerleri

     

    Gayri Sıhhi Müesseseler; Sağlık koruma bandı tayini, yer seçimi ve tesis kurma izni aşamalarından geçerek  ruhsatı almak zorundadırlar.

    Ruhsat İçin Gereken Belgeler

    1. Başvuru formu
    2. Sağlık koruma bandının işaretlendiği vaziyet planı örneği
    3. Yangın ve patlamalar için gerekli önlemlerin alındığında dair itfaiye raporu
    4. Sorumlu müdür sözleşmesi
    5. Çevre izni/lisans belgesi
    6. Vaziyet planı
    7. Makine yerleşim planı
    8. Makine motor beyanı
    9. Basınçlı kap fenni muayenesi
    10. LPG tankı mevcut ise yer altı tankları için akredite kuruluşlardan katodik koruma tank ve tesisatın topraklama ölçüm raporları

    *Belediye ve İl Özel İdarilere göre farklı belge talebinde bulunabilir

  • Ayrıntılar için ; Cevre@GrupSS.com


ANASAYFAMatris OSGBAnaliz 212Erdoğan Yemek ( Co Marketing )HUKUKSağlık HizmetleriEğitim ve Sertifikasyon Hizmetleriİnsan Kaynakları ve YönetimiÇevre Mühendisliğiİletişim
İŞ SAĞLIĞI, İŞ GÜVENLİĞİ, İSG EĞİTİMLERİ, İŞ HUKUKU, ÇEVRE MÜHENDİSLİĞİ, ORTAM ÖLÇÜMLERİ, MOBİL SAĞLIK HİZMETLERİ, AMBULANS HİZMETLERİ, İNSAN KAYNAKLARI, YERİNDE YEMEK ÜRETİMİ, CATERİNG